28 Şubat 2009 Cumartesi

Resimleri ve çocuk 2

Yazan Bal küpü zaman: 09:41 6 yorum
Haluk Yavuzer'in 'Resimleriyle Çocuk' kitabından paylaşımlara devam edelim. Aslında geniş bir konu ama birkaç örnekle daha kolay anlaşılır hale gelecektir tahminim.

İLETİŞİM KOPUKLUĞU RESİMLERİ
Resimde, anne-baba ile çocukların arasına masa çizilerek aradaki iletişim eksikliğini anlatıyor. Çocuk genelde araya herhangi bir eşya çizerek bunu anlatmaya çalışır. Ya da iletişim sorunu olan kişiyi yer kalmadı diye arka sayfaya çizer, ya da arkası dönük çizimler yapar.

KARDEŞ KISKANÇLIĞI

Resimde kardeşini çizmemesi, ya da anne-baba-kardeş çizip kendini resmetmemesi aileyi eksik olarak çizmesi kıskançlık belirtilerindendir. Ayrıca bazen kendini aile bireylerinden ayrı olarak da çizerek bunu anlatmaya çalışır.

ŞİDDET VE MUTSUZLUK RESİMLERİ

Şiddet gördüğü kişiyi hiddetli resmetmesi, elin büyük çizilmesi, karanlık çizimler, evin bacasından yoğun karanlık dumanların çizilmesi evde huzursuz ve tartışmalı bir ortamı gösterir.

Resim öğrenilen bir şey olduğu için, yaptıklarını ailesinden ya da arkadaşlarından görerek yapmış olabilir. Bu yüzden tek bir resimle tahmin yürütmek yanlış olur. O nedenle uzman bir kişinin yorumlaması en iyisidir.
Fakat anne ve babalarında bilgi sahibi olmasın da fayda olduğunu düşünüyorum. Ayrıca en güzel kısmı da çocukların sorunlarının görülüp, uygun davranışlarla düzeltilmesidir. Belli bir süreçten sonra daha mutlu çocuklar ve daha mutlu resimler gelecektir...

26 Şubat 2009 Perşembe

Otantik elbiseler

Yazan Bal küpü zaman: 00:30 12 yorum
İşlemeli, nakışlı, elbise ya da aksesuarları çok seviyorum. Bu site de bunların hepsi var. Hatta çocuklar için de elbiseler yapmışlar. Yaz gelsin istiyor insan biran önce :) Renkler canlı, cıvıl cıvıl beni al diyor resmen..
Bu arada çocuklar sağolsun fotoğraf makinamı hallettikleri için bugün misafirlerime yaptığım ikramları görüntüleyemedim. Hepsinde bir fotoğraf merakı, bugün gülmekten öldüm. Küçüğüm almış makinayı yaptığım tatlının dibine girmiş fotoğraf çekiyor :) Tam 2,5 yaşında oldu yeni yeni cümleler dökülüyor ama beyinler maşallah sünger gibi. Blogumu ne zaman açsam (nasıl akıl ediyorsa) başlıktaki kız resmini gösterip; anne bak sensin diyor :) Eh biri bizi gözetliyor ve hemen hafızaya kaydediyor yani. Sonunda olan ise bizim zavallı makinaya oldu. Tamircinin yolunu tuttu bile...

23 Şubat 2009 Pazartesi

Resimleri ve Çocuk

Yazan Bal küpü zaman: 09:10 11 yorum
Çocukların iç dünyalarının yansımaları olan resimlerinin anlamlarını merak ettiniz mi hiç? Psikolojide karakter ve duygu analizlerin de kullanılan bir metot aslında. Hatta zeka ölçümlerinde bile ev-ağaç-insan resim testi uygulanmıştır. Çocuğu tanımaya yönelik en çok aile resmi yapılması istenir. Çünkü farkında olmadan tüm hislerini kağıda dökerler. Hepsinin de bir anlamı vardır. Aslında çok geniş bir konu. Ana hatlarıyla özetlemeye çalışırsam,

-Çocuk çok büyük, sayfanın tümünü kaplayan resimler yapıyorsa çoğu kez iç kontrolü zayıf, saldırgan ve hiperaktiftir.

- Kağıttaki 1-2 santim küçüklüğündeki, ufacık resimler ise içe dönük, güvensiz çocukların ürünüdür.

- Renklendirmeler bilinçsiz gibi görünse de, çoğu zaman sıcak renkleri seçenler (kırmızı, sarı, turuncu..) daha sevecen, uyumlu, işbirlikçi; soğuk renkleri seçenler (siyah, mavi, kahverengi ..) ise daha çekingen, güçlükle kontrol edilen, uyumsuz çocuklar olabilir.

-Kendisini, ailesi, oyun arkadaşları, öğretmeni vs. çiziyorsa grup ilişkilerinin güzel olduğunu gösterir.
- Bir insan resmi çiz dendiğinde, kendi cinsiyetinden figürlerin çizilmesi, cinsel kimliğini kazandığını gösterir.

Aslında dediğim gibi çoook geniş bir konu. Karalama dönemini geçmiş bir çocuk (4 yaş ve sonrası) genelde resimlerinde tüm duygusal ortamını, karakterini belli eder.
Bu bilgileri Haluk Yavuzer'in Resimleriyle Çocuk isimli kitabından faydalanarak yazdım.

Bu konuyu yazmamdaki sebebe gelirsek; geçen akşam oğlumdan (kardeşiyle ilgili duygularını merak ettiğim için aslında) ailemizin resmini yapmasını istedim. Yaptığı resmi görüyorsunuz.


Az çok tahmin edilmiştir. Resimde beni kendi yanına çizmiş, kardeşini de babasının yanına çizmiş üstelik babasının bakışları da kardeşinin üzerinde. Bu resimle sanırım bize babasının, kardeşine olan ilgisini anlatmaya çalışıyor. Üstelik kardeşinin saçlarını da kıvırcık yapmayı unutmuyor, çünkü çevrenin ilgisi şu an kardeşinin kıvır kıvır saçlarında. Ne kadar da masumlar gerçekten:)

Peki bunları gözlemlemek bize ne sağlayacak? Oğlum, genelde duygularını dile getirmez .Dolaylı yönden anlamaya çalışırız. Ama resimlerine farkında olmadan her şeyi yansıtıyor. Kardeş kıskançlığı tamamen yok olmaz belki, ama doğru tutumlarla makul bir seviyeye düşebilir. Şu an araları daha iyi, hala yaş farkı sebebiyle anlaşmazlıklar oluyor tabi.

Tüm anneler gibi ben de onlar için en güzelini yapmayı ve çocuklarımı hayata en iyi şekilde hazırlamayı istiyorum. Bunun için pek çok kitap, yazı okuyorum. Ama en önemlisi galiba içgüdülerim ve dualarım. Onlar olmasa tüm bu bilgiler havada kalır tahminim.

Bir daha ki sefere ailedeki iletişim eksikliği, kardeş kıskançlığı ya da şiddet göstergesi resimlerden de örnekler vermek istiyorum. Ama en sağlıklı olan problem olduğu düşünülüyorsa uzman bir kişiden yardım almaktır. Genellemeler her çocuk için geçerli olmayabilir.

21 Şubat 2009 Cumartesi

Arama Sonuçlarına Döndür Döndür Bak

Yazan Bal küpü zaman: 08:15 2 yorum
Balküpü'nden size bir arama küpü :)
Search Cube arama sonuçlarınızı farklı bir şekilde gösteren bir site. Bu sitede arama yapınca sonuçlar resimlerden oluşan üç boyutlu bir küp (3D Cube) olarak gösteriliyor. Bir anda 96 arama sonucunu bu küp üzerinde görme şansınız var. Farklı bir arama tecrübesi yaşatıyor. Küpü ctrl tuşu ve fare ile veya ok tuşları ile döndürebiliyorsunuz. Adamlar ne yapacaklarını şaşırdılar. Yenilikleri geçmiş fanteziye döndürmüşler olayı baksanıza :)

20 Şubat 2009 Cuma

Şeker kutular

Yazan Bal küpü zaman: 09:28 7 yorum


Hani bazı insanların yanında kendinizi çok rahatlamış hissedersiniz. Sanki bir enerjileri vardır ve yanlarında olunca size de bulaşır. Ağızlarından bal akar, yüzleri mütebessimdir, tüm zorluklara karşı hayatın canlılığı güzelliği ve eşsizliği onların dayanma gücünü oluşturur. Onlarla konuşmak, birarada bulunmak sizi mutlu eder. İşte benim adı gibi sevgi dolu Sevinç teyzem böyle biridir. Aynı zamanda çok maharetli ve zevklidir kendisi. İşte onun el emeği göz nuru kutucukları.
Aslında taa Bursa'dayken çekmiştim resimleri eklemek ancak bugüne kaldı :) Ben bu kutucukları çok sevdim. Özellikle yakınlarınızın düğününe ,bebeğine götürülen takılar bu kutularla sunulabilir. Ya da Bursa'da bebek mevlütlerinde gelen misafirlere küçük bir hediye vermek adettir. Kutulara minik lokumlar yada şekerler konup dağıtılabilir, hatta nikah şekeri bile olabilir. Sonra da evimizde dekor olarak kullanmış oluruz. Bana da bir tanesini hediye etti, salon sehpamın üzerini süslüyor şimdi :) teşekkürler teyzecim :)

18 Şubat 2009 Çarşamba

Yalancı Karyoka

Yazan Bal küpü zaman: 13:19 17 yorum

Sevgili Annekaz'la ilginçtir habersiz benzer tatlılar yapmışız :) Yani o kadar tarif içinde kurufasülye tatlısı nasıl denk geldi hayretlik bişey :) Sana buradan sevgiler Annekaz, benim tarifim şöyle
  • 1,5 su bardağı kurufasülye ıslatılıp, bir gece bekletildikten sonra haşlanır.
    Suyunu dökmeden, (tabi çok fazla suda haşladıysanız birazı dökülebilir) 2 su bardağı şekerle karıştırılıp püre yapılır,

  • Soğuyunca içine 2 yumurta

  • 1 su bardağı cekilmiş ceviz

  • 1 kabartma tozu

  • 100 g oda sıcaklığında tereyağ yada margarin eklenip yağlı kağıtlı tepsiye dökülüp, 170'c de pişirilir,
Hamura un eklemeyin biraz cıvık olmalı, korkmayın piştikten sonra elinizle şekil alıyor!!!

Sonra çikolatalı sosa bulayıp, file badem, fındık vs.. süsleyebilirsiniz.( Eğer suyu çok gelmişse ve hamura şekil veremezseniz, bisküvi eklenebilir herhalde kurtarmak için )

Akşam misafirler de eşim de çok severek yediler, hatta eşim tatlın güzel olmuş nasıl yaptın diye sordu, cevabı duyunca inanamadı tabi :) Kurufasülye yalnız aşureye değil tatlıya da yakışıyor tasdik edildi :)

Kestane şekerine benziyor değil mi ? Daha doğrusu çikolata kaplı kestane şekerine karyoka deniyor, ona benzedi. Merak edenler Kafkas pastanesi nerelerde var bilmiyorum ama oradan bulabilirler. Kestane şekeri gibi pahalı değil, çok sevenlere duyurulur :)

Keep Me Out

Yazan Bal küpü zaman: 08:17 2 yorum
Bir siteyi çok mu sık ziyaret ediyorsunuz (facebook, blogger :), haber siteleri gibi). Kendinizi bu durumdan alıkoymak için orjinal bir site var. KeepMeOut bunu sizin için yapıyor. Tek yapmanız gereken siteye girince kendinizi alıkoymak istediğiniz sitenin ismini ve ne sıklıkla buraya girmek isterseniz uyarılmak istediğinizi girmeniz. Sonra Submit butonuna basınca üstte yazan linki de alıp sık kullanılan olarak eklemek ve adına da kendinizi alıkoymak istediğiniz sitenin ismini yazmak. Bundan sonra o siteye gitmek istediğinizde bu sık kullanılanı (bookmark) kullanırsanız site sizi uyarıyor.
Mesela facebook ve 60 dakika yazdınız. 60 dakika içinde birden fazla kez facebook isimli bookmark'ınızı tıklarsanız KeepMeOut sizi uyarıyor. 60 dakikadan fazla geçmişse direk gitmek istediğiniz siteye bağlanıyorsunuz. Hepsi bu kadar :)

16 Şubat 2009 Pazartesi

Seç Beğen Ara !

Yazan Bal küpü zaman: 20:07 9 yorum

Baksanıza aynı anda birden fazla arama motorundan, tek sayfa kullanarak arama yapabilmek mümkün. Sputtr sayfasından Google, Youtube, Ebay, Amazon, Yahoo, Flickr, Live Search, Imdb, Wikipedia, Dictionary ve bilmediğim daha bir sürü arama yapılabilen site üzerinden arama yapılabiliyor. Arayüzü de çok hoş gerçekten. Kocaman tuşlara bayıldım. Anasayfa olarak şimdiye kadar Google'dan başka pek alternatif düşünemiyordum. Bu site Google'ı da içerdiği için anasayfa olarak Google'a rakip olurmu acaba? Tabi tek tek uğraşmadan resim mi ,film mi,video mu hepsi elinin altında bu teknolojinin sonu yok valla :)

Keşfet

Yazan Bal küpü zaman: 08:49 5 yorum


Accessible

these fleeting moments

Daily Walks

Roumi Photos

PixelDreamer

Blog açtıktan sonra doğal olarak, fotoğrafa ilgim tavan yaptı. Çok güzel fotoğraf blogları bunlar. Hepsi kartpostallık. Bu resimleri görünce insanın fotoğraf makinesini alıp sokağa fırlayası geliyor. Ama resim çekme işi de bir sanat ve ciddi bir emek istiyor. Bilgi, kabiliyet ve emek bir araya gelince sanat ortaya çıkıyor baksanıza. Bakmaya doyamadım çoğuna. Hepsinin emeğine sağlık. Bana da ancak masa üstüme arka plan yapmak düştü :(

14 Şubat 2009 Cumartesi

Blogunu seviyorum

Yazan Bal küpü zaman: 10:00 7 yorum

2 ödül bir arada geldi. Birisi Sevgili Fulhouse'dan blogunu seviyorum ödülü. Bir tanesi de beni blogların takipçisi haline getiren Annekaz'dan, görkemli blog ödülü. Görkem benden uzak ama yine de beni hatırladığın için sana çok teşekkür ederim:)

Bu arada herkes bir yada birkaç ödül almış görünüyor tam takip edemedim. Geç kaldım galiba!

Bu kısa zaman içinde yeni hayatlara birer pencere açmak ve herkesin birbirinden öğreneceği bir şeylerin var olduğunu görmek çok güzel. Ben de bu ödülleri tüm arkadaşlarıma iletiyorum.

Bu sebeple kendisinin haberi yok okuyunca görecek ; blog için beni teşvik eden, hatta balküpü'nün de isim babası olan eşime de teşekkür ediyorum. Ben iyice havaya girdim baksanıza ödül konuşması oldu resmen.:) şaştım kaldım ! Neyse uzatmayayım fazla, kısa bir şiir geliyor sizlere,

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat
İşte budur yaşamak
bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda
aldığın her nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun...
Çiçek sulandığı kadar güzeldir
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin
Bunu da öğren 'Sevdiğin kadar sevilirsin'...

Herkese güzel bir hafta sonu olur umarım :)

13 Şubat 2009 Cuma

Büyüyorum

Yazan Bal küpü zaman: 11:10 9 yorum
Mimlere devam :) hemen yazayım dedim erteleyince birikiyor çünkü. Sevgili Ayşe mutlu çocukların annesi beni mimlemiş. Çocukla cocuk annelerinin mimi, Çocuklarınızın büyüdüğünü nasıl anlıyorsunuz konusu. Kızım henüz bebeklikten yeni çıkma çabaların da malumunuz 2,5-3 yaş ben yaparım krizleri yaşıyoruz. Bir de tabiki ne dersek hayır! cevabını her an almaya hazırız. Haluk Yavuzer'in bahsettiği gibi 'Günaydın dendiğinde GÜNAYMADIM' dönemleri :)

İlk ergenlik ve kişiliğini ispat dönemleriymiş oğlumda tecrübesizlikten korkmuştum. Neden böyle oldu vs. endişeleri 2. çocukta yerini gülümsemeye bırakıyor nasılsa geçiceğini biliyor insan artık :) O yüzden ilk gözağrım oğlumun büyümesinden bahsedeyim birazcık.

Hastanede ilk kucağıma verdiklerinde şaşkınlıkla benim çocuğum mu şimdi diye kalakalmıştım :) Daha önce de sözetmiştim 'her çocukla birlikte bir ANNE doğar' diye. Gerçekten de onunla yeni bir hayata doğdum ve büyüyorum. Bebeğimin ilk çıkaracağı sesleri, ilk dönmesi, ilk adımlarını hep sabırsızlıkta beklemiştim.

Zaman hızla aktı. Artık bebeklikten çıktı. Ama büyümesiyle ilgili ilk şaşkınlığım süt dişini döktüğünde oldu. Büyüsün diye sabırsızlanan ben neredeyse dişi düştü diye ağlayacaktım :)

Ama yine de akıllı konuşmaları bize fikirlerini anlatması, giyinirken utanması ve saklanmaya çalışması, doğruları tercih etmesi beni heyecanlandırıyor. İnşallah onun yakışıklı bir delikanlı olduğu günleri de görmek nasip olur.

Mesela daha geçen akşam yemekte 'Marul salatasını sevmediğim halde yiyorum, çünkü çok faydalı değil mi bak anne' demesi bile onun o yemek için peşinde koşturduğum günlerin çok gerilerde kaldığının bir göstergesi değil mi :) Allah benim de tüm annelerin de hayırlı nesiller yetiştirmesini nasip etsin. Herkesin evladının sağlıkla büyümesi, ve bir bebek isteyen herkesin de hayırlısıyla anne olması için dualarımla...

Ben de Primarima ve Paşa 'ya paslıyorum. Kolay gelsin.

12 Şubat 2009 Perşembe

Birikmiş mimler :)

Yazan Bal küpü zaman: 10:20 5 yorum

Sonunda İstanbul'a geldik. Tatil dönüşü yaşanan çamaşır kalabalığı ve ev temizliğini ancak halledebildim. Bu süre zarfında kısa zaman aralıklarında, bilgisayarın başına oturabildim. Bol bol ertelenmiş akraba ziyaretleriyle geçti zamanın çoğu. Zaten eşimin de benim de tüm ailemiz orada olunca kaçınılmaz bir şey oluyor. Kalan zamanda da oğlumun ödevleri, kitapları derken bir baktım zaman dolmuş geri dönme vakti gelmişti. Bu arada beni mimleyen arkadaşlarımın sorularına cevap yazamadım. Daha uzun bir zaman gerektirdiği için, dönüşe erteledim sırayla yazmaya çalışacağım. Bu mim sevgili http://esra-tatlihayat.blogspot.com/ gelmiş

YAPTIĞIM 4 İş

1-Öğretmenlik (Biyoloji Öğretmeniydim)

2- Ev hanımlığı

3- Annelik

4- Blog yazmak :)

DEFALARCA İZLEMEKTEN SIKILMIYACAĞIM 4 FİLM

Türkan Şoray filmleri Selvi boylum, Berdel, Deprem, Dila hatun vs...

YAŞADIĞIM 4 YER

1- Bursa

2- Gebze

3-İstanbul

4-Ankara (çok kısa bir süre)

İZLEDİĞİM 4 TELEVİZYON PROGRAMI

1- Haberler

2- Haber kanallarındaki tartışma ve güncel programlar

3-Denk gelirse Aşk yakar dizisi pek dizi takip etmiyorum (Lost hariç tabi :))

4- Yemekteyiz onunda haber öncesi kısmını izliyorum

TATİL İÇİN GİTTİĞİN 4 YER

1- İzmir / selçuk-efes

2- Kıbrıs

3-Antalya

4- Muğla

EN SEVDİĞİM 4 YEMEK

1- İskender

2-İnegöl köfte

3- Yaprak sarması

4-Cantık


HEMEN ŞİMDİ OLMAK İSTEDİĞİM 4 YER

1-İspanya (endülüs medeniyetini çok merak ediyorum)

2-Fas

3-Mısır piramitleri

4-Lost adası ! :))

BİR YAĞMUR DAMLASI OLSAYDIM DÜŞMEK İSTEDİĞİM 4 YER

Kesinlikle toprağa düşmek isterdim. Yağmurun toprakla birleştiğindeki kokusuna bayılırım çünkü.

İkinci mimde Sevgili Gülhan'dan gelmiş. Ürün tanıtımı için düşündüm ve bu aralar işimi kolaylaştıran mikrofiber bezler geldi. Komşum sayesinde aldım. SİLVA marka ve fiyatları da diğer ithal olanlara göre uygun. 3'lü temizlik bezini aldım ve çok memnun kaldım. İncelemek isterseniz sitesi burada.

11 Şubat 2009 Çarşamba

Hindistan cevizli kurabiye

Yazan Bal küpü zaman: 10:00 7 yorum


Oğlumun okuluna, arkadaşlarıyla birlikte yemeleri için kurabiye yaptım. Her zaman kullandığım tarifte biraz değişiklikle farklı bir görünüm ortaya çıktı.
Kurabiye için hamur
  • 1 maket oda ısısı margarin
  • 2 yumurta(1 tanesinin sarısı içine akı dışına)
  • 5 yemek kaşığı hindistan cevizi
  • 1 su bardağı toz şeker
  • kabartma tozu
    vanilya
  • 4 yemek kaşığı kakao
    damla çikolata
  • aldığı kadar un
Asıl tarifte kurabiyeler önce yumurta akına sonra hindistan cevizine bulanıp pişiriliyordu. Bu sefer, yumurta akını yarım pakete yakın pudra şekeriyle yüksek devirde çırpıp,krema kıvamına gelince pişen kurabiyelerin üzerine sürdüm, biraz hindistan cevizi serpip bir gece kuruttum. Bakalım beğenecekler mi?

10 Şubat 2009 Salı

Sevgi neydi?

Yazan Bal küpü zaman: 07:33 8 yorum

Repliklerini neredeyse ezberlediğim halde, bir türlü izlemekten kendimi alamadığım bir filmdir, Al Yazmalım. Hem müzik, hem oyun, hem hikaye hepsi çok güzel bir bütün oluşturmuş.

Bu film sayesinde hikayenin yazarı Cengiz Aytmatov'u merak edip romanlarını okumuştum. Al Yazmalım'ı bulamamıştım. Gün Olur Asra Bedel, Cengiz Han'a Küsen Bulut, Cemile okuduğum romanları. Hala okumadıysanız şiddetle tavsiye ediyorum.

Blogumda, çok sevdiğim bu filmin bir parçası olsun istedim. Bu yüzden oturup Internet'ten resimler toplayıp MovieMaker'da birleştirdim. Sonuna da filmin son sahnesini ekledim. Umarım beğenirsiniz.

Tüketim toplumunda sevginin anlamını sorgulayan nesiller için ...SEVGİ NEYDİ ?

5 Şubat 2009 Perşembe

Fizy İle Müzik Dinlemek

Yazan Bal küpü zaman: 22:18 8 yorum
http://fizy.org/
Belki bilenler vardır ama ben yeni duydum bu siteyi. Sitede sadece resimde görünenler var. Şarkı ismi yazabileceğiniz bir kutu ve bir düğme. Hangi şarkıyı yazdıysam buldu ve dinledim. Gerçekten çok başarılı. Ekşisözlükten de baktım çok komik ifadeler var bu site hakkında:
"böyle süt gibi bembeyaz, üyelik filan istemeyen, bookmark edilesi bir site"

Gerçekten de öyle. Her neyse bu siteyi yapan da Türk'müş ve Google bu siteye talip olmuş. Eee neymiş, demek çalışınca oluyormuş yani. Takdir ettik...

4 Şubat 2009 Çarşamba

Dikkat Çocuklar İzliyor

Yazan Bal küpü zaman: 08:43 7 yorum
Çocuklarımızın gözü hep bizlerin üzerinde. Bizdeki güzellikleri de, kötü özelliklerimizi de kopyalıyorlar. İşin aslı dille yapılan nasihatin etkisi çok düşük. Halimiz, tavrımızla yaptıklarımız en kalıcı nasihatler oluyor genelde. Video'da da bunu çok güzel ifade etmişler.

1 Şubat 2009 Pazar

Cantık Üzerine

Yazan Bal küpü zaman: 23:46 13 yorum

Malum bir süredir Bursa'dayım. Günlerimiz dolu dolu geçiyor, ağrılıklı olarak akrabalarımla görüşüyorum ve bloga da pek birşeyler yazamıyorum. Buradayken bari Bursa'nın lezzetleri ile ilgili birşeyler yazayım dedim.

Bursa'nın pek çok ünlü lezzeti vardır. İskender Kebap, Kestane Şekeri gibi herkesin bildikleri haricinde bir de çok "bilinmez meşhurlar" da vardır. Genelde Bursa'lılar daha çok bilirler. Bunlardan birisi de cantık olsa gerek. Cantık Bursa'da kıymalı pide denince akla gelen şeydir aslında. Klasik kebapçıların yaptıkları kıymalı pidelerden farklıdır. Temel farkı da hamurunda gizlidir. Genelde pazar sabahları kahvaltılarında yeriz ve tadına doyum olmaz. Bursa'da cantık konusunda bir numara herhalde Reyhan fırınıdır. Yazıyı yazarken resim arayım dedim ki web sitesiyle karşılaştım. Pazar sabah erkenden insanlar buraya gider, sıraya girer, (kimisi cantığın iç malzemesini de götürür) ve pişen bir kutu içerisinde dumanı tüten cantıklar eve gelir. Sofra'da başka pek bir şeye ihtiyaç kalmaz yani. Tek başına cantık (peynir ve çay da güzel eşlik eder) yeter. Bir de peynirlisini de yaparlar ki o da güzel olur.

Yolu Bursa'ya düşen olursa cantığı da bir denesin derim...
 

BalKüpü Copyright © 2009 Baby Shop is Designed by Ipietoon Sponsored by Emocutez